Medyum

Doğu bloğu ülkelerde eski dönem çalışmalarında rastlanan çalışmalarda medyum ilmi resmi olarak belgelenmiştir. Tarihin ilk var oluşundan beri süren çalışmalar son yüzyıllarda sadece ilgi duyulup incelenmemiştir. 1700’lü yıllardan sonra çalışmalar artık duraksama aşamasına geçmiş durumdadır. Bu zamana kadar yapılan çalışmalar aslında günümüz medyumlar tarafından kullanılan bilgiler, ilimler ve güçler olarak kullanılmaktadır.

Medyumluk yeteneklerine sahip hocalar tarih boyunca büyücü, şaman, cadı, ermiş, kahin ve mistik adları ile çağrılmışlardır. Bu durum bölgenin dini inancı ile alakalı olmakla birlikte zamanın şartları belirtmiştir. Günümüzde medyum olarak anılmasının sebebi ise islam dininde medyumlara yer verilmiş olmasıdır.

Yerleşik Hayata Geçiş ve Medyum

Medyum olmak için belli güçlere sahip olmak gerektiği aşikardır. Bunu bilimsel olarak inceleyen bilim insanları, insanlar üzerindeki radrasyon ile belli güçlere hakim oldukları bulgularına rastlamışlardır. Buradan yola çıkan tarihçiler eski çağlarda radrasyon araştırmasının nasıl olduğunu bulmuşlardır. Günümüzde su ve maden araması yaparken kullanılan çatal çubuk yöntemi eski çağlarda radrasyonun bulunması ve algılanmasında kullanılmaktaydı. Bu araştırmayı yapan tarihçiler ilk çatal bıçak resminin M.Ö. 1300 lü yıllara ait olduğunu bulmuşlardır. O zamanlar din adamlarını bulmak için kullanılan yöntemin bu olduğu düşünülmektedir. Genelde kabilelerin yönetimi için yapılan bu uygulama aynı zamanda zamanın doktorları olarak adlandırıldıkları yapılan çalışmalar neticesinde kesinleşmiştir.

Şaman yada günümüz adıyla medyum ilmi M.Ö. 1300 lü yıllardan beri varlığını sürdürmektedir. Psişik güçlere sahip kişilerin tarihçesini, arkeoloji biliminin gelişmesiyle daha çok bilgiye ulaşılmasına devam edilmektedir. 1700’lü yıllar sonrası çalışmaların duraksamaya geçmesiyle 19.yy sonrası bilimin insan varlığı ve ruhsal yapısı hakkındaki açıklamalarıyla yetinmemişlerdir. Bunun üzerine 1882 yılında Psişik Araştırmalar Derneği adında Londra merkezli bir dernek kurulmuştur.

Psişik Güçleri Araştıran Dernek

Derneği kuran bilim insanlarının aynı zamanda diğer araştırması ise “İnsanın öz varlığı bedenin ölümünden sonra varlığını sürdürür mü?” Bu dernek birçok kişi tarafından takip edilmekle birlikte hem başkanı hem de üyeleri o zamanın en tanınmış bilim insanları, fizikçiler ve filozoflarıdır. Ruhsal ve psişik güçlerin araştırıldığı bu dernek alanında örnek taşıyan ilk dernektir. Bu dernek adına psikolojik olarak çalışmaları yapan ünlü bilim insanlarıda bulunmaktaydı. Freud, C.G. Jung ve Pierre janet en çok tanınan ve en büyük bilimsel bulgular sunanlarıydı. Buradan yola çıkarak medyum çalışmalara başladığı zaman en önemli unsur psikolojik olarak kendini hazırlamak olduğu söylenmektedir.

Derneğin yaptığı çalışmalarda hala bilimsel olarak açıklanamayan olaylarla karşılaşılmıştır. Bunun üzerine ölüm ötesi deneyimi adında bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Reanimasyon ile yaşama döndüklerini belirten kişiler üzerinde çalışmalar yapan bu dernek büyük ölçüde ortak noktalar bulmuşlardır. Dr. Raymond Moody ve Dr. Elisabeth Kubler-Ross hastanelerde bu deneyimi yaşamış kişilerin raporları üzerine bir çok ortak nokta keşfedilmiştir.

Binlerce vakanın titizlikle incelenmesi üzerine öldü teşhis edilen kişilerin bedenleri ölü olduğu düşünüldüğü süre zarfında, bilinçlerini yitirmedikleri ve gözleri kapalı oldukları, yerlerinden kalkamadıkları halde çevrede olup biteni görebildikleri belirtilmiştir. Hatta bir çok hasta sadece ameliyat odasında olup bitenleri değil oda dışındaki cereyan eden olayları bile gördüklerini bildirmişlerdir.

Dinimizde Medyum

Aslında buraya kadar medyum ilmi ile uğraşan kişilerin bilimsel olarak doğruluğunu açıklamış olduk. Günümüzde bilim insanları tarafından kabul edilmeyen bu ilim eski zamanlarda doğruluğu onaylanmış bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir. Peygamber efendimizin nebi olarak dünyaya tebliğ edilmesinden evvel Arap kabilelerinin kahin olarak adlandırdıkları medyumlar cinler vasıtasıyla gelecekten haber verebiliyorlardı. İslamiyetin doğuşuyla birlikte cinlerin gelecekten haber getirmesi ve medyumların güçlerini, ilimlerini kötü amaçla kullanmaları yasaklanmıştır. Çünkü ilimin gücünü ve kudretini anlamayan kimseler bu gücü kötü amaçlarla kullanmaktaydılar.

Esasen peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) e büyü yapılmasından sonra yasaklandığı bildirilmektedir. Ancak peygamberimize büyü yapılmasının esas sebebi Yahudilerin hazmedememesidir. Çünkü o zamana kadar Hz. Musa (a.s.) , Hz. Davut (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) Yahudi idi. Ancak bütün peygamberlere nebilik tebliğ edildiğinde kendilerine o zamanın ülke yöneticileri düşman olmuşlardır.

Zaten kelime anlamı ile bakıldığında dahi nebi kelime anlamı olarak “Tanrı’nın buyruklarını insanlara ileterek onları aydınlatan, onları iyi ve doğru davranmaya yönelten kimse” tanımlanmaktadır. Haliyle düşman olarak kin beslemişler ve yok edilmeleri için savaşmışlardır. Ancak bu sefer Yahudilerden çıkmayan bir peygamber olması vesilesi ile bütün güçleri ile Hz. Muhammed (s.a.v.) e yüklenmişler ve bunun için büyü yapılmasını bile sağlamışlardır.

MEDYUMLAR

Cinlerin gelecekten haber getirmesi ve kahinlik yapılması yasaklanmış olmasına rağmen peygamber efendimizin büyüye maruz kalmasından dolayı o günden sonra medyum tasviri anılmaya başlanmıştır. Birçok kişi büyünün günah olduğunu söylemektedir. Çünkü tam olarak ne ilim ile uğraştığımızı bilmemektedir. Medyum denildiği zaman aklama hemen kötü amaçlı kullanılan dualar gelmektedir ancak büyü çeşitlerine baktığınızda hangi büyülerin ne amaçla kullanıldığını daha iyi anlayabilirsiniz. Peygamber efendimize yapılan büyü kötü bir büyüydü.

Taraktaki saçı ile erkek hurma tomurcuğuna yapılan büyü etkili bir tesir göstermesi için kuyuya atılmış ve peygamber efendimiz olmayan şeyleri olur olarak görmeye başlamıştır. Bu yapılan büyü kötü bir büyüdür ve o zamanın en ünlü kahini Lebîd İbnu’l-Asâm tarafından yapılmıştır. O zaman peygamber efendimiz demiştir ki “Kim ki bir daha büyüyü kötü amaçlar için kullanır o zaman Allah’ın gazabından korkulsun” buyurmuştur.

Bu yazı ile alakalı daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Cüneyt hoca'yı 0537 013 3543 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.